ERKEK ISIMLERI
VACIB/ VACIP : (AR) Dini
bakimdan terkedilmesi dogru ve uygun olmayan, kesinlik
bakimindan farzdan sonra gelen.Çok lüzumlu,
birakilmasi mümkün olmayan
zaruri.
VACID/ VACIT : (AR) Yaratan, meydana çikaran.
VAFI: (AR) Yeter, tam. Sözünde duran, sözünün
eri.
VAFID: (AR) Elçi, temsilci.
VAHA: (AR) Çöllerin su bulunan kesimlerinde olusan
bitkili alan.
VAHAB/ VAHAP : (AR) Bagislayan, ihsan eden.
VAHAT: (AR) Çölde suyu ve yesilligi
olan yerler. Vahalar.
VAHDEDDIN/ VAHDETTIN : (AR) Dinin tekligi,
birligi.
VAHDET: (AR) Yalnizlik, teklik, birlik.
VAHIB / VAHIP : (AR) Bagislayan,
bagislayici.
VAHID / VAHIT: (AR) Bir, tek, yalniz.
Allah'in sifatlarindandir.
VAHIDDIN / VAHITTIN : (AR) Tek
din, dinin tekligi.
VAKKAS: (AR) Okçu, savasçi.
VALA: (FAR) Yüksek, yüce.
VARGIN: (TR) Ulasan, istegine kavusan.
VASIF: (AR) Vasfeden, vasiflandiran. Bir kimse
veya seyi baskalarindan ayiran kendine
has özellik, nitelik.
VARLIK: (TR) Yasam, hayat. Var olan hersey.
VAROL: (TR) Yasa, uzun ve saglikli
bir yasamin olsun.
VASFI: (AR) Vasifla ilgili, vasfa ait. Nitelikli.
VECDET: (AR) Zenginlik, varsallik.
VECDI: (AR) Coskunlukla ilgili, coskunlukla
olusan.
VECHI: (AR) Yüzle ilgili, yüze ait.
VECID: (AR) Bir seyin güzelligi karsisinda
kendini kaybedecek dereceye gelmek, coskulanmak.
VECIH: (AR) Yüz, çehre. Tarz, üslup.
Neden.
VECIHI: (AR) Güzellik, hosluk, uygunlukla
ilgili.
VEDAT: (AR) Sevgi, dostluk.
VEDI: (AR) Baskasinin malini
saklamakla görevli kimse.
VEFA: (AR) Sözünü yerine getirme, sözünde
durma, borcunu ödeme. Sevgi, dostluk ve baglilikta
kararlilik, sebat.
VEFAI: (TR) Vefa ile ilgili.
VEFAKAR: (AR+FAR) Sevgisi geçici olmayan, vefasi
olan.
VEFI: (AR) Vefali, bagli. Tam, mükemmel,
eksiksiz.
VEFIK: (AR) Uygun, muvafik, arkadas, yoldas,
ayni fikirde olan.
VEHBI: (AR) Allah'in ihsani sonucu olan.
Allah vergisi.
VELI: (AR) Çocugun bakimi
ve idaresi üzerinde olan, hal ve hareketlerinden sorumlu
bulunan kimse. Dost, yakin. Allah'in sevgili
kulu, ermis evliya.
VELICAN: (AR) Candan, dost, yakin.
VELID: (AR) Yeni dogmus çocuk.
VERIM: (TR) Ortaya çikan, beklenilen,
istenilen sonuç.
VESIM: (AR) Güzel yüzlü.
VEYIS: (TR) Yoksulluk, muhtaçlik.
VEYSEL: (AR) Asli Üveys'tir. Kurt anlaminda.
VEYSI: (AR) Yoksul, muhtaç.
VEZIR: (AR) Osmanli devletinde, askeri ve idari
en yüksek derece olan vezirlik rütbesinde olan kimse.
VISALI: (AR) Kavusma, ulasma ile
ilgili.
VISAM: (AR) Damgali, nisanli.
VOLKAN: (FR) Yanardag, burkan.
VURAL: (TR) Vur al.
VURALHAN: (TR) Vural +han.
VURGUN: (TR) Birine asik, tutkun.
KIZ ISIMLERI
VACIBE: (AR) Yapilmasi
gerekli olan.
VACIDE: (AR) Meydana getirici, yaratici.
Varlikli, zengin.
VAHIBE: (AR) Bagislayan, bagislayici.
VAHIDE: (AR) Bir, tek, yalniz.
VASFIYE: (AR) Vasifla ilgili, vasfa ait. Nitelikli
VECDIYE: (AR) Coskunlukla ilgili, coskunlukla
olusan.
VEDA: (AR) Ayrilirken söylenen selamlama
sözü. Ayrilma, ayrilis.
VEDIA: (AR) Saklanilmasi, korunmasi
için birine ya da bir yere birakilan
emanet.
VEFIA: (AR) Vefali, sevgisi geçici olmayan.
Tam, eksiksiz.
VEFIKA: (AR) Uygun, muvafik, arkadas,
yoldas, ayni fikirde olan.
VEHBIYYE: (AR) Allah'in ihsani sonucu
olan. Allah vergisi.
VELIDE: (AR) Yeni dogmus çocuk.
VELIME: (AR) Dügün ziyafeti. Evlenme,
dügün.
VENÜS: (FR) Merkür'den sonra, Günes'e
en yakin olan gezegen. Çobanyildizi.
VERÂ: (AR) Günah ve haramdan kaçinmak
için süpheli seylerden uzak durma.
Halk, mahluk, alem, kainat.
VERDA: (AR) Gül.
VESILE: (AR) Neden, sebep. Elverisli durum. Kavusma,
yaklasma.
VESIME: (AR) Güzel yüzlü.
VICDAN: (AR) Iyiyi kötüden, hayri
serden ayirmayi saglayan iç duygu.
VILDAN: (AR) Yeni dogmus çocuklar.
VUSLAT: (AR) Kavusma, yetisme, ulasma
VÜREYKA: (AR) Yaprakçik, küçük
yaprakçik
|