GUZEL ISIMLER
A B C C D E F G H I I J K L M N O P R S S T U V Y Z

ERKEK ISIMLERI

ZABIT: (AR) Askere kumanda eden rütbeli asker, subay. Ticaret gemisi yöneticisi. Yönetme gücü olan. (Mecazi): Tuttugunu koparan, dedigini yaptiran kimse.
ZADE: (FAR) Evlat, ogul. Dürüst, dogru adam.
ZAFER: (AR) Amaca ulasma, basan. Düsmani yenme, üstün gelme, utku.
ZAFIR: (AR) Zafer kazanan, üstün gelen.
ZAGNOS: (TR) Bir tür dogan kusu.
ZAHID / ZAHIT : (AR) Kuskulu seyleri bile terkederek günahtan kaçan, kimse.
ZAHIR: (AR) Parlak, parlak yildiz.
ZAID / ZAIT : (AR) Artan, artiran.
ZAIK: (AR) Tad alan, tadici, tadan.
ZAIM: (AR) Kefil. Prenses, sef.
ZAKIR: (AR) Zikreden, ,anan.
ZATI: (AR) Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.Özle ilgili.
ZEKAI: (AR) Zekayla ilgili, zekaya ait.
ZEKERIYA: (TR) Kurani Kerim'de ismi geçen peygamberlerden biri.
ZEKI: (AR) Zekali çabuk anlayan ve kavrayan. Zeka gösteren.
ZEVAHIR: (AR) Parlak yildizlar. (bkz. Zahir).
ZEVAL: (AR) Yerinden ayrilip, gitme.Sona erme. Günesin basucunda bulunma zamani.
ZEYNEL: (TR) Zeynel Abidin adindan kisalmis ad.
ZEYNELABIDIN: (AR) Ibadet edenlerin süsü.
ZEYNI: (AR) Süsle, bezekle ilgili.
ZEYNULLAH: (AR) Allah'in süsü.
ZEYNUR: (AR) (bkz. Zinnur).
ZEYREK: (TR.) Ilgi çekici. Eli uz, usta.Akilli, zeki.
ZEYYAT: (AR) Zeytinyagi, zeytinyagi yapan kimse.
ZIHNI: (AR) Zihinle, akilla ilgili.
ZIKRI: (AR) Anma ile ilgili.
ZIRVE: (AR) Doruk, bir seyin en yüksek noktasi, tepesi.
ZIÞAN: (AR) Þanli, sereni. Canli. Bir tür lale.
ZIVEKAR: (AR) Gururlu. Vakar dolu. Vakar sahibi.
ZIVER: (FAR) Süs, bezek.
ZIVERBEY: (TR) (bkz. Ziver).
ZIYA: (AR) Aydinlik, parlaklik, nur, isik.
ZIYAD / ZIYAT : (TR) Fazlalik, çokluk.
ZIYAEDDIN / ZIYAETTIN : (AR) Dinin isigi, aydinligi.
ZOBU: (TR) Iri yari,kaba. Delikanli. Zor, sikintili. Eski vezir konaklarindaki hizmetlilere verilen ad.
ZORAL: (TR) Zor al.
ZORLU: (TR) Güzel, çok güzel, iyi.Yakisikli. Güçlü, dayanikli. Sert, keskin. Yürekli, cesur. Girgin, girisken.
ZÜBEYR: (AR) Yazili, küçük sey.
ZÜBEYIR: (AR) (bkz. Zübeyr).
ZÜHDI / ZÜHTI / ZÜHTÜ : (AR) Her türlü zevke karsi koyarak kendini ibadete veren.
ZÜHEYR: (AR) Küçük çiçek, çiçekcik.
ZÜLFI / ZÜLFÜ: (AR) (bkz. Zülfikar). Kilicin kabzasina ilistirilen süs.
ZÜLFiKÂR: (AR) Hz. Ali'nin kullandigi çatal agizli kiliç. Iki parçali.
ZÜLKARNEYN: (AR) Iki boynuzlu anlaminda. Büyük Iskender.
ZÜMER: (AR) Zümreler, gruplar. Kur'an-i Kerim'in 39. süresi


KIZ ISIMLERI

ZAHIDE: (AR) Kuskulu seyleri bile terkederek günahtan kaçan kimse
ZAHIRE: (AR) Parlak, parlak yildiz.
ZAIDE / ZAITE : (AR) Artan, artiran.
ZAIME: (AR) Kefil. Prenses, sef.
ZAKIRE: (AR) Zikreden, anan.
ZAMBAK: (AR) iri çiçekli bir süs bitkisi.
ZAMIRE: (AR) Iç, yüz. Yürek, vicdan. Gönülde gizli olan sir. Adin yerini tutan sözcük.
ZARAFET: (AR) Incelik, güzellik, zariflik.
ZARIFE: (AR) Nazik ve hos konusan, ince ve hos tavirli olan kimse, kibar.
ZEBERCET: (AR) Zümrütten daha açik yesil olan, bir süs tasi.
ZEHRA: (AR) Çok beyaz ve parlak yüzlü.
ZEHRE: (AR) Çiçek. (bkz. Þükufe).
ZEKIYE: (AR) Anlayisli, zeka sahibi.
ZELIHA: (AR) (bkz. Züleyha).
ZEMZEM: (AR) Kabe yakinindaki ünlü kuyu ve bu kuyunun kutsal sayilan suyu.
ZENAN: (FAR) Kadinlar. (bkz. Nisa).
ZENNIÞAN: (FAR+AR) Ünlü, taninmis kadin.
ZENNUR: (TR) (bkz. Zinnur).
ZERAK: (AR) Mavi, gök renkli.
ZERARE: (FAR) Saçinti, saçilan sey.
ZEREFÞAN: (FAR) Altin saçan, altin saçici. Altin kakmali. Bir lale türü.
ZEREN: (TR) Anlayisli, kavrayisli, zeki.
ZERGUN: (FAR) Altin renkli, altin gibi olan.
ZERGÜL: (FAR) Altin gibi. Altina benzeyen.
ZERIA: (AR) Vesile, bahane, firsat.
ZERIN: (FAR) Altindan olan, altin gibi parlak olan.
ZERIÞTE: (FAR) Altin tel, sirma.
ZERKA: (AR) Gök gözlü. Gök mavisi. Mavi.
ZERNIGAR: (FAR) Altinla islenmis, yaldizli.
ZERNIÞAN: (FAR) Kiliç gibi seylerin üzerine kakma altinla yapilan isleme, süs.
ZERRIN: (FAR) Altindan yapilmis. Altin renginde . Parlak. Güzel kokulu bir cins çiçek. Fulya.
ZERTAR: (FAR) Altin tel, sirma. Günes isini.
ZERVER: (FAR) Altin yaldizli olan.
ZEYCAN: (AR-FAR) Içten, sevecen, sevgi dolu, canayakin.
ZEYNEB: (AR) Degerli taslar, mücevherler.
ZEYNO: (TR) Zeynep adinin bozulmus hali.
ZEYYAL: (AR) Uzun etekli.
ZEYYAN: (AR) Süsler, piriltilar.
ZIBA: (FAR) Süslü, güzel. Yakisikli.
ZICAN: (FAR) Canli, canayakin, candan.
ZIHNIYE: (AR) Zihinle, akilla ilgili.
ZINNURE: (AR) Nurlu, isikli, aydinlik.
ZIYNET: (TR) (bkz. Zinet).
ZIYNETI: (AR) Süsle, bezekle ilgili
ZUHAL: (AR) Günese uzaklik bakimindan altinci durumda olan gezegen, satürn.
ZÜBEYDE: (AR) Öz, asil, cevher.
ZÜHDIYE/ ZÜHTIYE: (AR) Her türlü zevke karsi koyarak kendini ibadete veren.
ZÜHRE: (AR) Çoban yildizi, venüs.
ZÜLAL: (AR) Hafif, saf ve tatli su.
ZÜLEYHA: (AR) Hz. Yusuf un karisi, güzelligiyle ünlenmistir.
ZÜLFIYAR: (FAR) Sevgilinin saçi.
ZÜLFIZAR: (FAR) Aglayan, inleyen saç.
ZÜMRA: (AR) . Güzel, iyi ahlakli. Cesur, yigit, yürekli. Zeki, bilgili kadin.
ZÜMRÜT: (AR) Parlak yesil renkli kiymetli tas.
ZÜRARE: (AR) Saçinti, saçilan sey.

 
         
  ©EskiClup Muzik